Gazete Alternatif   140 x 120 Reklam Alanı
Anasayfa | Hakkımızda | Künye| İletişim | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle
Bugün : 19 Mayıs 2012, Cumartesi Yıl : 15 Sayı : 5617
* SGKdan Kaleseramik ve Kalevite Plaket  |  * AK Parti Çan Kadın Kollarından Hemşireler Günü Ziyareti  |  * Özer İlköğretim Okulunda Bahar Şenlikleri  |  * Sağlık-Senden Basın Açıklaması  |  * Çan Müftülüğünden İslam Algısı Konferansı  |  * Türk Sağlık-Sen Çan Temsilcisi Uçar, Hemşireler Gününü Kutladı  |  * 75. Yıl Murat Köse İlköğretim Okulundan Velilere Bilgilendirme Toplantısı  |  * Sarıbaş, Çandaki Ziyaretlerine Kaldığı Yerden Devam Etti  |  * Terzialan Beldesi 6. Doğa Yürüyüşü Yapıldı  |  * Şair-Yazar Yavuz Bülent Bakiler, Çandan Gençlere Seslendi  |  * Büyükpaşa Köyünde Hayır Yemeği Düzenlendi  |  * Çan TMLden Tekerlekli Sandalye İçin 35 Bin Mavi Kapak  |  * Çan Belediyesi Mayıs Ayı Meclis Toplantısı Yapıldı  |  * Kızılay Kan Bağış Tırı Yine Çanda  |  * Finlandiyalı Eğitimci Vesa Tonder İkinci Kez Çanda  |  * Çandan Etkinlik Haberleri  |  * Çandan Kutlama Mesajları  |  * Makine Teknisyeninden Şiir Kitabı  |  * CHP Çan İlçe Başkanının Kızından Gelinlik Mağazası  |  * CHP İl Başkanı Karagözden Çana Ziyaret  |  

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Bu Yaşta, Bu İş...

Okunma  Yazar : Şuayip Odabaşı
Okunma  Okunma : 544
Tarih  Tarih : 25 Ocak 2011 00:23

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto

Günümüz insanını temel sağlık sorunları belli.
Yaşı 50’yi geçmiş insanların baş belaları; “kolesterol, diyabet, yüksek tansiyon”
Temel üç sorun.
Birde beslenmeden ve çevre sorunlarından kaynaklanan temel bir hastalık; “kanser ve türleri”
Günümüzde “hareketsizlik” birçok hastalığın ana nedeniymiş.
Nedeniymiş değil, nedeni.
Masa başı iş yapanların temel sorunu, “hareketsizlik”
Yediğini sindirememe sorunu yaşamakta, birçok insan. Akşama kadar oturursan, birde hazır gıdalarla beslenirsen, başına bir illet gelecek elbette.
Bu illet, üç temel hastalıktan birisi olacak.
Bu üç hastalık, birbirleriyle paslaşan hastalıklar.
Hareketsizlik ve sonucunda kazanılan bir hastalık.
Bütün mesele ve çözüm yolu, “yediğini sindirme ve hareket etme” eylemlerinde gizlenmekte.
“Nerde hareket, orda bereket” demiş eskiler.
Günümüze uyarlarsak;  “nerde hareket, orda sağlık”
*
Ova yerlerde yaşayanlarda şişmanlık; kolesterol, diyabet ve yüksek tansiyon çok görülüyormuş.
Engebeli arazide yaşayanlarda bu hastalıklar daha az görülürmüş.
Konyalıların, İzmirlilerin işi Karadeniz’de yaşayanlara göre daha zor demek ki.
Kentlerde yaşayanlarında, köylerde yaşayanlara göre durumu yine farklı.
Günümüzde birçok ulaşım aracı, insanların hareketini kısıtlamakta. Köylerde yaşayanlar bile iş makineleriyle tarım yaptıklarından birçok yeteneklerini kaybettiler.
Beden gücü ile iş görme azaldıkça, hastalıklar artıyor.
Eskiden dedelerimiz, sabah kalkınca, mısır unundan yapılma “kaçamak” yerlermiş. Üstüne de pekmez dökerlermiş. İki kâsede ayran. Tarlaya vardıklarında iki evlek çift sürerlermiş. Geliş ve gidişte yürüyerek olunca, o kişide sindirilmeyen ne kalır, hangi hastalık ziyaretine gelir?
*
Emeklilere bakıyorum. Daha yaşı yetmişi bulmamış birçok kişi yolda zor yürüyor. Birçoğu desteksiz normal yaşantısını sürdüremiyor.
Her gün iki üç çeşit ilaç içip yaşamaya çalışanlar var.
Adam yıllarca masa başında çalışmış. Koltukta kaykılmış. Emekli olmuş. Sözde rahat edecek. Edemiyor, maalesef hayatı kaykılmış.
Neden?
Koltukta çok kaykılmaktan, hareket etmemekten.
*
Bizim köyde kahve köşelerinde oturuşup duran ihtiyarların kaç yaşlarında olduklarını merak edip sordum.
Yaşı 78 ile 84 arasında çok insan var.
Bu ihtiyarlarlar her gün yeteri kadar hareket ediyorlar.
Sabahleyin tarlaya koyun götürüyorlar, akşamda getiriyorlar. Her gün en az 5 km. yol. Bir de ev işleri var. Nineler de evde mutlaka bir iş yapıyorlar.
Bizim ihtiyarlara çay söyleyin. İçmem demiyorlar. Beleş çayı duyunca gülümsüyorlar. Birde kahveciye dönüp;
“Olummm bemm çay üç topaklı olsun” diye işaret çekip konuşuyorlar.
Ceplerinde para olmasa da, önemli değil.
Bence bu insanlar bulup yiyemediklerinden, içemediklerinden sağlıklı kalıyorlar.
İlginçtir, köyde çay 25 krş. Benim bulunduğum yerde çay, 50 krş ile bir lira arasında değişiyor dediğimde.
Bir ihtiyar, “ule siz çayı çok palı içiyonuz. Bak bizim gavede ucuz. İstesen bize bire çay da söle de tam olsun” diyebiliyor.
Adam içecek, kırk yılda bir beleş bulunca kaçırır mı hiç?
Bir adam biliyorum. Ne yiyeceği ne giyeceği var. Bulursa yiyor, bulamazsa aç.
Bir gün sordum.
“Hamdi Aga, yemek buluyor musun?” diye.
Et yok, yağ yok. Yemek pişirme yok. Tıka basa doyunma yok.
“Bulursam patetesi soğanı ateşe gömüyom, çıkarıp yiyom”
Yaşı mı?
“Doksana dayanmış. Hiç doktora gitmemiş”
*
Köye her gittiğimde beni gördüğümde mutlaka hoş geldin diyen ihtiyarlar var. Doğal olarak hiç yüzüme bakmayanlarda var. Her gidişimde 20 lirayı çay söylemek için ayırırım. İhtiyarları sevindirmek hoşuma gidiyor. Birde fotoğraflarını çekip kendilerine veriyorum. Evlerinde aynanın önüne asıyorlarmış.
Ne olursa olsun, bizim insanımız çok naif ve kalbi temiz.
O ihtiyarların, “Allah Razı Olun” demeleri bile çok güzel.
Boşuna dememişler. “Kimisinin parası, kimisinin duası”
*
Bizim köyde, Macırların Ali Rıza Dayı var.
84 yaşına girmiş.
Evinin bütün işlerini kendisi yapıyor.
Sağ kolu beş kez kırılmış. Kahvede gördüm, kolu yine alçıda. “Geçmiş olsun” dedim. Sordum anlattı.
“Eve odun getirmek için ormana (bayıra) gittim. Derenin üst tarafında durup meşe ağaçlarını bakarken, iki ayağım birden kaydı. Yapraklar kuru olunca kaydım iyicene. Yuvarlana yuvarlana derenin dibini buldum. Kolumu bir kuru ağaca çarptım kırıldı”
84 yaşında ve kolu kırık.
Gülüyor, umurunda değil.
Daha öncede sol elinin işaret parmağını, balta ile bir vuruşta kesip koparmış. Kopan parmağı aramış bulamamış. Parmak kayıp. Şimdi sol elinde dört parmak var.
Gülüyor.
Diyor ki;  “Ben bu parmağı kesmezdim de, meğerse gözlerim çift görüyormuş”
Yinede gözlük kullanmıyor.
Yaş 84.
Bizi güldürdü.
“Geçen gün, yolda birçok taksi gördüm. Taksileri birbirlerinin üstüne koymuşlar. Bir gözümü kapatınca bir taksi oluyor. İki gözümü açınca üç taksi oluyor”
Gülüyoruz.
Diyorum; “Alirza Dayı, sen bizi de üç kişi görürsün”
“Çocukla şarap da içmedik emme, çift görüyom” diyor. Tek dişini göstererek gülüyor.
Yaş 84.
Biz 50 yaşında kaykılmışız.
Alirza Dayı, körlüğünü bile oyuna çevirmiş.
Hayatı çok ciddiye mi alacağız, yoksa her şey bir şaka mı?
Ne olursa olsun.
Hastalıkta da, sağlıkta da yaşamak güzel.
Hareketinizi ona göre yapın.


Şuayip ODABAŞI
sodabasi-57@hotmail.com
(Emeğe Saygı-Tüm Hakları Saklıdır-Bu köşe yazısı çoğaltılamaz ve kopyalanamaz)       

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et

SON DAKİKA HABERLERİ

Şaban Karakaya Şaban Karakaya
Yeni Yıl, Yeni 365 Gün...
Şuayip Odabaşı Şuayip Odabaşı
Arada Bir Otobüse Binmeli
Gülgün Yazıcı Gülgün Yazıcı
Anadolu İnsanının İslam Anlayışı
Mesut Yazıcı Mesut Yazıcı
Bugün Türkiye'de Arapça Öğrenmek Mümkün Değil, Neden ?
Bilal Karaaslan Bilal Karaaslan
Çan MYO

ANKET

Sitemize ne sıklıkla giriyorsunuz?





Tüm Anketler

YASAL UYARI: ALTERNATİF Gazetesi sitemizde yayınlanan her türlü, resim, makale, yazı veya belgenin site yetkililerimizden izinsiz olarak kaynak gösterilerek dahi alınması,
kopyalanması veya yayınlanması yasaktır. Aksi takdirde resmi işlemlere başvurulacaktır.

Erdem Arslan
Bu sistem MyDesign Haber Sistemi ile oluşturulmuş olup, sistemin genel düzenlenmesi, modifikasyonu ve uygulamaları Erdem Arslan tarafından yapılmıştır.