Gazete Alternatif   140 x 120 Reklam Alanı
Anasayfa | Hakkımızda | Künye| İletişim | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle
Bugün : 30 Temmuz 2010, Cuma Yıl : 13 Sayı : 4958
* Çanda Kitap Okuma Günü  |  * Çanda Tarla Yangını  |  * Kale Grubu, 53 Yaşında...  |  * Kale Grubunun 53. Kuruluş Yıl Dönümü Sünnet İle Başladı  |  * Bakan Özaktan Çanakkaleye İzci Kampı Müjdesi  |  * Pehlivanlar Köy Düğününde Güreşti  |  * Çan Belediye Başkanı Kuzudan Ankara Ziyareti  |  * Çanda Yarı Olimpik Modern Yüzme Havuzu  |  * Çan Taşıyıcılar Lojistik Kooperatifine 80 Tonluk Kantar  |  * Çan MYOdan Emniyet Mensuplarına İletişim Semineri  |  * Eski Mezunlara Plaketli Çağrı  |  * Çan Belediyesinden Geyikli Seferleri  |  * Çan Belediyesinden Kandil Lokması  |  * Çan Kaymakamı Gözenden Berat Kandili Mesajı  |  * Çan Belediye Başkanı Kuzudan Berat Kandili Mesajı  |  * Belediyeden Öğrencilere Ücretsiz Tercih ve Danışmanlık Hizmeti  |  * Çan Belediyesi Kömür Satışına Başladı  |  * Kale Grubu, 53üncü Yılını Kutluyor  |  * Semedeli Göletine 12 Bin Adet Yavru Balık  |  * Çan Fen Lisesi, Eğitim Öğretime Başladı  |  

HABER ARA


Gelişmiş Arama

"Sen Sana Ne Sanırsan Ayrığa da Onu San"

Okunma  Yazar : Gülgün Yazıcı
Okunma  Okunma : 1026
Tarih  Tarih : 23 Eylül 2008 09:17

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto

Bu konu dinimizin en çok önem verdiği konulardan biri, hatta birincisidir. İslam dini insanlara mutlu, huzurlu, dengeli, insanca, insana yakışan bir hayat önerisiyle ortaya çıkmıştır. Buna bağlı olarak Kur’an-ı Kerim’in ilk inen ayetleri fakir, mahrum ve yetimlere yöneliktir. Kur’an-ı Kerim’in pek çok suresinde “zekat verin, infak edin” ayetleri yer alır. Hatta infak kavramına o kadar önem verilmiştir ki infak, diğer ibadetlerle denk, kimi zaman da onlardan üstün tutulmuştur. Nitekim namaz ve zekat ibadeti Kur’anda daima birlikte olarak “namazı kılın, zekatı verin” şeklinde geçer.

Günümüzde hayat pahalılığının, işsizliğin günden güne artıyor olması, gelir dağılımındaki dengesizliğin adeta bir uçuruma dönüşmesi, bizlerin İslam dininin sosyo-ekonomik modeline duyduğumuz ihtiyacı belirginleştirmektedir. Çünkü İslam dininin gerçekten de bu problemlere yönelik olarak getirdiği çözüm önerileri vardır, diyebiliriz ki İslam dinini diğer dinlerden ayıran yegâne özellik budur. Dinin önerdiği bu çözümlere kulak vermeliyiz, çünkü eğer kulak vermezsek toplumdaki bu problemler sosyal depremleri beraberinde getirecektir, nitekim getirmektedir de. Gün geçmiyor ki televizyon ekranlarında ekonomik sıkıntılarından dolayı cinnet geçirip çocuğunu, karısını, kendisini öldüren bir insanımızın dramını izlemeyelim. Hâlbuki bizim peygamberimiz, “komşusu açken tok uyuyan bizden değildir” demiştir. Atalarımız da bu hassasiyeti, “biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar” atasözümüzle çok güzel ifade etmiştir.

O halde, bir taraftan sabır ve şükürle kendi aile yapımızı korurken öte yandan zekat ve sadaka vererek, infak ederek muhtaç durumdaki ailelerin yıkılmamasını temin etmek zorundayız. Tamahkârlığı, bencilliği, cimriliği hoş göremeyiz, zaten dinimiz de hoş görmemektedir. Herkes toplumdaki mesuliyeti gereği olarak birbirini gözetmek, birbirinin derdiyle ilgilenmek zorundadır. Çünkü bir şairimizin de dediği gibi, “insan, incecik kalbi ancak hemcinsinin derdiyle dertlenebildiği ölçüde insandır”. Sadi-i Şirazi’nin de ifade ettiği gibi aksi takdirde ona insan denemez:
 “İnsanoğulları aynı vücudun uzuvlarıdır. Eğer bir uzva zarar gelirse diğerlerinin huzuru kalmaz. Ey başkalarının acısıyla kaygılanmayan, sana insan demek yakışık almaz.”

Kur’an-ı Kerimde Fetih suresinin 29. ayetinde müminlerin sıfatları sayılırken ümmetin kendi aralarında birbirine merhametli insanlardan oluştuğu belirtilir. Yani “mümin”in sıfatı “rahim”dir. Bilindiği üzere “Rahim” aynı zamanda Allah’ın ismidir, “Rahmân” ve “Rahîm” Kur’anda Allah’ın isimleri arasında en çok zikredilenidir. Buna bağlı olarak “rahmet” ve “merhamet” kavramları da çok geçer. Peygamberimiz de Kur’an-ı Kerimde belirtildiği üzre âlemlere rahmet olarak gönderilmiştir. Denebilir ki dinimiz merhamet dinidir. Kur’anın bütün emir ve yasaklarında bu merhamet açıkça görülmektedir.

Kur’an- ı Kerimde Allah’ın en çok geçen isimlerinden bir başkası, “Rezzak” yani “çok rızık veren”dir. Allah, Kur’an-ı Kerim’de bu isimleri zikretmek suretiyle kendisinin merhametli olduğunu, kendisinin rızık verdiğini hatırlatarak bizden de aynı şeyi beklemektedir. Benim size merhamet ettiğim gibi siz de başkalarına merhamet edin; benim size rızık verdiğim gibi siz de başkalarına verin demektedir.

Nitekim İnsan suresinin 8. ve 9. ayetlerinde “ebrâr”  yani iyi insanların özellikleri sayılırken “onlar, yoksulu, yetimi ve esiri seve seve doyururlar ve derler ki sizi Allah rızası için doyuruyoruz, sizden ne bir karşılık ne de bir teşekkür bekliyoruz” denilir.

Peygamberimiz de hadisleriyle ve davranışlarıyla bu ölçüyü hayata geçirmiştir. Bir hadisinde “kendisi için istediği bir şeyi başkaları için de istemedikçe hiç kimse gerçek mümin olamaz” diyerek mümin olmanın şartını buna bağlamıştır.

Dinimizin ilkelerini en güzel, en saf Türkçeyle dile getiren ve yüzyıllardır okumaktan bıkmadığımız Yunus Emre de bu hadisi bir şiirinde çok güzel ifade etmiştir:
Sen sana ne sanursan ayruğa da onu san
Dört kitabın manası budur eğer var ise

(sen kendin için ne istiyorsan başkaları için de aynı şeyi iste)

Kur’an-ı Kerimin ortaya koyduğu, peygamberimizin hayata geçirdiği ve Yunus’ta ifadesini bulduğu üzere bizim insanımızın da yüzyıllardır benimsediği bu prensip, toplumda sosyal dengeyi sağlayan en önemli esastır.

Tabii ki her insanda sevgi bir duygu olarak vardır, merhamet duygusu herkeste bulunur, ancak önemli olan insan sevgisinin davranış haline gelmesi, fiilî olarak ortaya çıkmasıdır. Yoksula yardım etmek, muhtacın ihtiyacını karşılamak, yetimi koruyup kollamak, hatta bu, maddi bir yardım da olmayabilir, bir hastayı ziyaret, bir güler yüz, bir tatlı söz, bütün bunlar sosyal dayanışmanın davranış örnekleridir.

Yunus Emre bir başka şiirinde yine peygamberimizin bir hadisinden aldığı ilhamla (çıplak bir mümini giydiren kimseyi Allah cennet giyecekleri ile mükafatlandıracaktır) küçücük yardımların bile Allah katında değerini dile getiriyor:
Bir hastaya vardın ise bir içim su verdin ise
Yarın anda karşı gele Hak şarabın içmiş gibi

Bir miskini gördün ise bir eskice verdin ise
Yarın anda sana gele Hak libasın biçmiş gibi

Al-i İmran suresinin 92. ayetinde “Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça cennete giremezsiniz” denilmek suretiyle infakın önemi vurgulanmış ve cennete girmenin yolunun infak, yani Allah yolunda harcamak olduğu belirtilmiştir. Bu ayet bize gösteriyor ki cennete girmenin yolu sadece namaz, oruç, hac gibi ibadetleri yerine getirmek değildir, çünkü bu ibadetler amaç değil, araçtır. Allah’a yaklaşmanın, insanlar arasında sevgi ve merhamet bağlarını oluşturmanın aracıdır. Nitekim infak etmeksizin namaz kılmanın değersiz olduğunu "vay o namaz kılanların haline" ifadesiyle Allah, “Maun” suresinde yerer:
“Dini yalanlayanı gördün mü? İşte o, yetimi itip kakar, yoksulu doyurmayı teşvik etmez; kıldıkları namazdan habersiz olan, gösteriş yapan, insanlara en ufak bir yardımı bile esirgeyen o namaz kılanlara yazıklar olsun”

Bu konuya verilen önemi Kur’an-ı Kerim’in pek çok ayetinde namaz ve zekatın daima yan yana zikredilmiş olmasının yanı sıra zekat olmaksızın, infak etmeksizin kılınacak namazın o namazı “oyun ve eğlence” durumuna düşüreceği yolundaki ifadelerde de görüyoruz.

Yrd. Doç. Dr. Gülgün YAZICI
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi,
İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi
gulgunyazici@hotmail.com

(Emeğe Saygı-Tüm Hakları Saklıdır-Bu köşe yazısı çoğaltılamaz ve kopyalanamaz)
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et

SON DAKİKA HABERLERİ

Şaban Karakaya Şaban Karakaya
Yeni Bir Yıl, Yeni Bir Umut...
Şuayip Odabaşı Şuayip Odabaşı
Bizim Gaplar Galeyli
Gülgün Yazıcı Gülgün Yazıcı
Anadolu İnsanının İslam Anlayışı
Mesut Yazıcı Mesut Yazıcı
Bugün Türkiye'de Arapça Öğrenmek Mümkün Değil, Neden ?
Bilal Karaaslan Bilal Karaaslan
2008-2009 Eğitim-Öğretim Yılında Çan MYO

ANKET

Sitemize ne sıklıkla giriyorsunuz?





Tüm Anketler

YASAL UYARI: ALTERNATİF Gazetesi sitemizde yayınlanan her türlü, resim, makale, yazı veya belgenin site yetkililerimizden izinsiz olarak kaynak gösterilerek dahi alınması,
kopyalanması veya yayınlanması yasaktır. Aksi takdirde resmi işlemlere başvurulacaktır.

Erdem Arslan
Bu sistem MyDesign Haber Sistemi ile oluşturulmuş olup, sistemin genel düzenlenmesi, modifikasyonu ve uygulamaları Erdem Arslan tarafından yapılmıştır.